IMA Blog

Pazartesi

17

Şubat 2014

Trend: Avant Garde

kolaj

Jeff Koons, dadaizm, sürrealizm ya da pop art gibi avangard akımlarla, yaptığı iş arasında bağ kurmayı sevdiğini, bunun kendine dürüst kalabilmesinin bir yolu olduğunu ve bir sanatçının da asıl yapması gerekenin zaten tam olarak da bundan ibaret olduğunu söyler. John Cale’se tarihin başka bir sayfasında en anlamlı şeyin avangard akım olduğunu iddia eder. Söylemler 2014 İlkbahar-Yaz sezonunda podyumlarda da tercümesini buluyor ve 90′ların dekonstrüktif etkileri kumaşlarla moda dünyasına entegre oluyor. 90′lar ve dekonstrüksiyonun aynı cümlede kullanılması sizi Maison Martin Margiela’nın bahsi geçen dönemdeki defilelerine götürüyorsa bu yakın mesafe zaman yolculuğuna teslim olup, sezonun altyapı temellerini çözmek için kendinize gerekli zamanı tanıyabilirsiniz.

Geri döndüğünüzde, beklenilenin aksine akımı podyumlara taşıyanlar sadece moda dünyasının deneysel isimleri değildi. Junya Watanabe’nin başı çeken tasarımcı olmasının yanında sade estetiğiyle akımın peşinden giden Calvin Klein azami dozda şaşkınlığa sebebiyet veriyor. JW Anderson da aynı düsturla kumaşları dekonstrüktif akıma emanet edip asimetriyi moda sahnesine geri getirenler kervanına katılıyor. Comme des Garçons tasarımlarının akıma teğet geçmesinin mümkün olmadığı sezonda Balenciaga, Viktor&Rolf ve hatta Victoria Beckham bile avantgard sıfatını markalarının başına ekliyor.