IMA Blog

Cuma

5

Ağustos 2016

SAKLA SAMANI, ARTIK HER GÜN ZAMANI

imaaa

Her sezon yapılan defilelerle tüketiciye altı ay sonra ne giyeceğini anlatıyor dev moda evleri ve bu sayede belirlenen trendler, tüm moda endüstrisini etkisi altına alıp, en pahalı markadan en ucuzuna, hepsinin vitrininde kendine yer buluyor. Öyle ki, bir sezon sonra bu trend’leri sadece vitrinler veya moda çekimlerinde değil sokakta herkesin üzerinde görüyor oluyoruz. Bunun doğal bir sonucu olarak da her gün gördüğümüzden bunalıp yeni trendleri bekliyoruz demek isterdim ancak artık bu eylemi geçmiş zaman ile çekerek “bekliyor-duk” şeklinde kullanmak durumundayım zira moda sektöründe son yıllarda işler biraz değişti.

Eski yıllarda, moda sektörünün dinamiği gereği, ortaya çıkan trendler bir, bilemedin iki sezonda tüketilir, ilgili moda ürünleri kısa zaman sonra demode oluverir ve yerine bambaşka akımlar geldiği için gardıroplarımız devamlı yenilenirdi. Bir sene sivri burun ayakkabı moda iken ertesi sene yuvarlak burun hakimiyeti başlar, bizler de, evden çıkarken dalgınlıkla sivri burunu giyip rezil olmayalım diye o ayakkabıları dolabın en arkasına saklardık. Artık işler böyle değil. Birçok moda ürün yıllarca vitrinlerde kalıyor, artık görmekten bunalsak bile firmalar üretmeye devam ediyor ve işin içinden “klasik oldu” diye çıkabiliyorlar. Valentino rockstud ayakkabıları örneğin. “Bu sene artık kaldırırlar”, “bu sene artık son senesi, almayalım elimizde kalır” diye diye geçen yıllar… Bazı alanlarda trendlerde ufak değişimler olsa bile bunlar oldukça yumuşak bir geçişe sahne oluyor. Örneğin düşük bel modası yıllarca sürdükten sonra yüksek bel hayatımıza ufak ufak, yavaş yavaş girer oldu. Böylece, düşük bel kot pantolon giyen insanları hiçbirimiz eleştiremedik. Pantolon paçaları bollaştı evet ama skinny jean’ler demode oldu mu? Hayır. Etek uçlarındaki volan, veya püskül modası… 2015 Şubat ayında Milano Moda Haftası’na gitmek için valiz yaparken elim dolaptaki püsküllü eteğime gitmiş ama sonra, demode olur artık bu püsküller diye düşünüp yanıma almamış ve o moda haftasında Roberto Cavalli defilesini izlerken podyumdaki püsküllü kıyafetlere bakarken donakalmıştım.

Bu yavaş seyir, biz moda yazarları ve editörler için bir parça sıkıcı elbet. Yeni trend sorulduğunda minör bilgiler verebiliyor, moda çekimi yaparken görmekten sıkıldığımız parçaları mecburen kombinasyonlarda yenilemeye çalışıyoruz. Ancak tüketiciler için bu oldukça avantajlı bir konum. Artık trend bir parça bile alsanız, bir nevi yatırım haline dönüşüyor ve yıllarca rahatça kullanabiliyorsunuz. Endüstrilerdeki akımlar da bir nevi moda akımları gibi olduğu için, moda endüstrisindeki bu yumuşak hava akımının yerini ne zaman eski sert, kısa dönem trendli döneme bırakacak merakla bekliyorum.

Ayşegül Uluç