IMA Blog

Pazartesi

22

Şubat 2016

Moda Haftaları

ima blog konuk editor

Moda haftaları, moda sektörünün gelişimi, yeni tasarımcıların kendilerini ispat etmesi, büyük markaların trendleri yönlendirmeleri için büyük öneme sahip.

Dünyanın gözünün üzerinde olduğu bu etkinlikler sayesinde yeni tasarımcılar, yeni markalar geniş kitlelere ulaşma imkanı buluyor. Gerek katılımcı, gerek editör gerek satın almacı gerek izleyici olarak dünyanın birçok farklı yerinden gelen insanları ağırlayan moda haftaları, moda sektörü dışında ülkenin, o şehrin tanıtımı için de oldukça önemli. Dolayısıyla turizm ve ekonomi açısından da yadsınamayacak bir değere sahip.

İstanbul Moda Akademisi’nde aldığım “Fashion Styling” eğitimi ardından dahil olduğum ve 5 yıldır çalışmalarımı sürdürdüğüm moda kariyerimde İstanbul Fashion Week dışında, birçok kez Milano Fashion Week ve Berlin Fashion Week kapsamında defileler izleme şansı yakaladım. Şehrin popülasyonunun arttığı ve sadece modanın konuşulduğu çok hareketli, sektör için çok faydalı geçen süreçleri gözlemleme imkanına sahip oldum. Sektörün zirvesinde yer alan dünyaca ünlü isimlerle aynı havayı solumak dahi sizi bir tık yukarıya taşıyor.

Ülkemizde de İstanbul’da gerçekleşen moda haftaları her yıl daha da gelişerek varlığını sürdürüyor. Bu devamlılıkta ve gelişimde “Mercedes Benz” gibi markaların desteği çok önemli. Bu tarz markaların ve desteklerin artması organizasyonun gelişimini daha da hızlandırıyor. Bu anlamda büyük markaları böyle sponsorluklara teşvik etmek gerekiyor. Moda haftaları, moda sektörünün dolayısıyla da ekonomi, turizm, globalleşme gibi birçok dinamiğin gelişimine hizmet ediyor. Bu bilinç benimsenmeli ve moda haftalarının eğlence alanı olmadığı, birçok insan için profesyonel iş alanı olduğu anlaşılmalı. Ülkemizde yaşanan kötü olaylar bırakın moda haftasını nefes almayı dahi mümkün kılmayacak nitelikte oluyor ne yazık ki çoğu zaman. Fakat böyle zamanlarda iptal yerine erteleme yoluna gidilmeli ve sektör canlılığını yitirmemeli.

Milano bu anlamda en önemli örneklerden. Bu tarz etkinliklere verdiği önem ve yaptığı yatırımlar sayesinde şehir moda şehri olarak anılıyor. Ve sektörle ilgisi olmasa dahi moda haftası sırasında orada olup, o atmosferi solumak isteyen insanlar Milano’ya akıyor. Başarılı ve istikrarlı organizasyonlarla bu gidişat hedeflenmeli! Birçok farklı şehirde moda haftalarının sponsorluğunu üstlenen Mercedes-Benz, yarattığı defile alanlarıyla harikalar yaratıyor. Fakat İstanbul trafiğinin imkan verdiği ölçüde bir programlanmaya giderek defilelerin farklı farklı alanlarda yapılması sağlanabilir. Bu sayede şehrin birçok farklı yeri tanınacak, moda şehre yayılacaktır! Bizde de her seferinde daha çok büyüme, gelişme hedeflenmeli ve dünyanın gözünü buraya çevirmek için çabalamalı!

Diğer sorun teşkil eden bir konu da “front row” çılgınlığı.. Defileyi en ön sıradan izlemek bir statü göstergesi değil! O alan basın mensuplarına ve satın almacılara ait olmalı. Yurt dışındaki etkinlikler bu konuda çok hassas. Bizde de izleyicilere bu durum anlatılmalı ve defile alanında yaşanan yer kavgaları son bulmalı!

Sosyal medyanın ve online dergilerin gelişimi sayesinde artık defileleri canlı izlemek de mümkün. Orada olamasanız da defileleri, sokak modasını ve birçok etkinliği online olarak takip ederek gelişmelere hakim olabilirsiniz. Bu sektörde yer almak, ilerlemek istiyorsanız mutlaka takip edin. Markaları, kreatif direktörleri bilin; defilelerin konseptini, ne anlattığını, hangi dönemden ilham aldığını saç-makyaj, aksesuarları da dikkate alarak kendi içinizde değerlendirin. Daha sonra bu değerlendirmeyi yapılan profesyonel değerlendirmelerle karşılaştırın. Bakış açınızın, algınızın geliştiğini; belki de sıkılarak ezberlemeye çalıştığınız birçok detayı farkında olmadan özümsediğinizi göreceksiniz.

 Konuk Editör: Asena Sarıbatur